Koleksiyoncu e-kitap indir
Korku , Roman / 09/03/2015

Emma Green, yaşlı adamın ölmemiş olduğunu umuyor. İnsanın umduğu şey ile olduğunu düşündüğü şeyin aynı olmadığı o anlardan biri. Adam öldü mü ölmedi mi bilmiyor, ama ölen bir şey varsa o da kesinlikle kafe. Son bir saatte topu topu iki müşteri geldi, onlar da kahveden başka bir şey ısmarlamadı. Ama kızın patronu işlerin yavaş olduğu bir pazartesi akşamında bile kimsenin erkenden eve gitmesine izin verecek bir tip değil. Sevecen biri olduğu da söylenemez. Arkadaki otoparkta kızın arabası, patronunun arabası ve bir iki araba daha duruyor. Yanda, otoparkın çıkışına doğru çöp tenekeleri var ve önlerine süt kutuları dizilmiş. Havada çürük lahana kokusu var. Fazla ışık yok, ama karanlık da değil. Kız, arabanın ön koltuğunda iki büklüm oturan yaşlı adamı görebiliyor. Adamın ağzı açık, gözleri kapalı ve başı yana devrilmiş. Tuvalette ölü bulduklarında büyük babası nasıl görünüyorsa öyle görünüyor İhtiyar uzun süre çıkmayınca şüphelenip kapıyı kırmışlardı.Hiç hoş bir manzara değildi. Kız kalkıp arabanın yanma gidiyor ve içeri bakıyor. Adamın salyaları ağzından göğsüne akmış ve saçları o kadar seyrelmiş ki kel bile sayılabilir.Kız,adamı tanıyor. Birkaç saat önce geldi, kahve ve poğaça alıp köşedeki masaya geçti ve gazetenin kare bulmacasını çözerek vakit öldürdü. Kalemini masaya vurarak, “Şeytanın yaşadığı yer,” diye mırıldanıp duruyordu.